TubeHunter ile YouTube, xTube, Yuvutu, LubeYourTube, MySpace, ExpertVillage, Metacafe, Dailymotion, iFilm, Veoh, Flurl, AlphaCocks, Bebo, Westminsterkennelclub, Break, VSocial, Grouper, TopFreeMusicDownloads, Bolt, dalealplay, Yikers, Revver, Guba, Vidilife ve Blip.tv den istediğiniz videoları bilgisayarınıza ve iPOD larınıza kaydedebilirsiniz. İndirdiğiniz videoları TubeHunter ile MPEG, MPEG4, AVI, DivX, XviD, iPOD MP4, Zune MP4, WMV, MOV, Flash SWF, M4A, Sony PSP, MP3, WAV, AAC, OGG, Mobile 3GP ve 3G2 gibi formatlara kolayca çevirebilirsiniz. Tube Hunter 9.7 + Crack
TubeHunter ile YouTube, xTube, Yuvutu, LubeYourTube, MySpace, ExpertVillage, Metacafe, Dailymotion, iFilm, Veoh, Flurl, AlphaCocks, Bebo, Westminsterkennelclub, Break, VSocial, Grouper, TopFreeMusicDownloads, Bolt, dalealplay, Yikers, Revver, Guba, Vidilife ve Blip.tv den istediğiniz videoları bilgisayarınıza ve iPOD larınıza kaydedebilirsiniz. İndirdiğiniz videoları TubeHunter ile MPEG, MPEG4, AVI, DivX, XviD, iPOD MP4, Zune MP4, WMV, MOV, Flash SWF, M4A, Sony PSP, MP3, WAV, AAC, OGG, Mobile 3GP ve 3G2 gibi formatlara kolayca çevirebilirsiniz. Flash Decompiler Trillix 3.0.3.470 + Crack
Otostop
Cok akillica!!!!!!! çok güldüm yaaa xD xD
YAŞANMIŞ GERÇEK OLAY
Adamın biri arabasıyla giderken yolda arabaya bir yolcu alır.
Adam arka tarafa biner.
Şoför - Eee hemşerim kimsin nereye gidersin.
Der Yolcu - Ben Azrailim, canını almaya geldim.
Der Şoför alaycı bir tavırla
- Sen mi Azrailsin, senin gibi Azrail olur mu hiç. Der Yolcu sakin bir tavırla
- Sen daha önce Azrail görünmü de tarif ediyorsun.
Der ve ekler.
İnanmadın bana öyle mi.
Der Şoför -İnanmadım tabi. Der.
Yolcu - O zaman 200 metre ilerden bir adam daha lacaksın. Der Gerçektende adamın dediği gibi 200 metre ilerde bir yolcu alır. Ama yolcu ön tarafa oturur. Olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır
Şoför yanındakine - Eee sen kimsim nerelisin, nereye gidiyorsun. Der
Öndeki adam - Abi ben merkezde biyerde incem adım falanca. Der
Şoför - Yaw bu arkadaki adam bana Azrailim diyo görüyomusun herifi hem iyilik ediyoruz hemde dalga geçiyo zibidi. Der Öndeki arkaya bakar ama kimseyi görmez
- Abi arkada kimse yok ki. Der Şoför hışımla arkaya bakar ve
- Körmüsün be adam arkada oturuyor ya. Der
Öndeki arkaya bir daha bakar ve
- Abi senin kafan iyi mi yoksa dalga mı geçiyorsun. Der
bu sefer Arkadaki söze girer
- Gördünmü öndeki beni ne görebilir nede duyabilir.
Der şoföre Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür beti benzi atar Arkadaki şoföre
- Hadi arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alcam. Der
Şoför ağlamaklı çaresiz arabayı kenara çeker ve iner arabadan…
Sonra....
Sonra ne olmuş biliyor musunuz???
Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar:))
Sanırım hasta olcam
Ya azcık boğazlarım ağrımaya başladı ama bu benim internetteki hayatımı pek etkilemez. yine de blogumu doldurmaya dewam etcem yani. beni asıl düşündüren şey ya 19una kadar iice hasta olup arkadaşlarımla hasret gideremezsem? Hadi bana geçmiş olsun...
Hoparlör seçerken
- Alacağımız hoparlörün uyumlu olduğu ses formatlarını iyi tespit etmek
- Beraberinde gelen kabloların yeterli uzunlukta olup olmadığını ve ilave bir bağlantı kablosuna ihtiyaç duyup duymadığına
- Her ses sisteminde az da olsa bulunabilecek, elektronik gürültünün ne seviyede olduğu
- Özellikle subwoofer’ın sesi iyi verebilmesi için üretildiği malzeme türü
- Ses seviyesi, tiz bas gibi ayarların subwoofer üzerinden mi, yoksa masaüstü speaker’lar üzerinden mi yapıldığı
- PMPO gücünden çok RMS gücünün Watt cinsinden değeri
- Bizim pek dikkat etmediğimiz ama hoparlör seçiminde çok önemli olan, hoparlörün cevap verebileceği bant genişliği
- Manyetik korumasının bulunup bulunmadığı, varsa ne ölçüde olduğu.
Kısık sesle konuşan insanlar
Kısık sesle konuşan insanlardan hiç hazzetmemişimdir. Duymak için çaba sarf edersiniz, anlamazsınız ne dediniz diye sormaktansa he he dersiniz geçersiniz ne konuşursa konuşsun, hep boş konuşmuş, ne kadar konuşursa konuşsun, hep boşa konuşmuş olur. Böyle insanların yalnız olmaları kuvvetli ihtimaldir. Yalnızlık ömür boyudur bu arkadaşlar için. Çünkü kimse bu insanlarla arkadaş olmak istemez. Kim muhabbet esnasında “duymak için yorulmak zorunda kalmak” ister ki. Zaten yorgunluk da ömür boyu. Ama bizim kamalı kadar yüksek sesli konuşanları dinlemek yerine kısık sesle konuşanları dinlemeye çalışırım daha ii :D
yavaş yavaş ölüyorduk
Her şeyi ama istisnasız her şeyi yanlış öğrettiler bize. Şimdi bu yaşımda hiçbir şey bilmeyen biri olarak başlayabilseydim hayata, doğruları öğrenmem çok kolay olurdu. İşim zor. Önce şimdiye kadar öğrendiğim her şeyi unutmam, sonra her şeyi yeni baştan öğrenmem gerekiyor. Terslik şurada; sadece bildiklerimi değil bugüne dek yaşadıklarımı da unutmam, yok etmem gerekiyor. Geçmişini silince bir tek bedenin kalıyor geriye. Geçmişi olmayan, ortalıkta gezinen, sap kalmış bir beden. Anatomi kitaplarında çizilen bedenler gibi. Tıpatıp uyuyor. Ama unutmamak lazım onlar sadece resim. Her resim gibi tek boyutlu ve derinliksiz.
Resmin geçmişi olmaz. Yanlışları da olmaz. Ölümün bir anda geldiği, her şeyin bıçakla kesilir gibi bitiverdiği öğretildi bize… Birazı ölüyken birazı canlı kalıyordu insanın. Yarı canlı, yarı ölü geziyorduk ortalıkta. Bilemem. Bilsem bile, bildiklerimin bize öğretilen yanlış bilgilerden biri olmadığına nasıl emin olabilirim ki? . Belki de yanlıştı bu, belki de yavaş yavaş ölüyorduk.
Sanırım biraz fazla pesimist bi yazı oldu ama n'apiim :D
Tokat Atma mevzusu
Kadınların erkeklere her nerede olursa olsun, tokat atmaları bana hep komik gelmiştir. Tokadı yiyen erkek sap gibi kalıyor, bir şey yapamıyor , öyle aval aval bakıyor. Aslında o tokat çok şeyi anlatıyor, manayı bulmamıza yardımcı olmaya çalışıyor. O tokattan sonra zaten hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, olmazda. O tokadı yiyen erkek kadınına daha bir âşık oluyor, kulu kölesi oluyor. Aslında ben zaten çoğu kadının erkeklere tokat atma içgüdüsüyle doğduğuna inanırım.
internet ve dedem
Yaşlı insanlara birçok şeyi anlatmak zor ama interneti anlatmak çok çok zor. En kısa yoldan söylemek gerekirse internet bankacılığını dedeme bir türlü anlatamadım. Bütün işlemlerini bankaya gitmeden,kuyrukta sıra beklemeden, evden bir kaç tıkla halledebiliyorsun dedim. Bana "e peki makbuz nerede" diyor. Dede, mail adresine (istersen) e-dekont yolluyorlar diyorum.(Sonra düşünüyorum ya dedem mail ne demek derse) Ben anlamam git bankadan dekontu al gel diyor. Güç bela teyzem birşeyler anlattı öyle ikna oldu dedem. Bu durum sadece dedem içn geçerli değil çoğu (yaşlı) kişi elinde makbuzu görmeden katiyen ikna olmuyor. Bu bir nevi eski alışkanlık. Elle tutulur, gözle görülür bildiğin canlı canlı olmasını istiyorlar.
Hatalı CD lerden veri kurtarma
Cd'ler gözle görülmeyecek kadar yakın girinti ve çıkıntıdan oluşur. Her bir girinti ve çıkıntı 0 ve 1 anlamına gelir. Elinizde çizilmiş bir cd/dvd var ve bu CD'nin içindekileri bilgileri Windows gezginini kullanarak bilgisayarınıza kopyalamaya çalışıyorsunuz. Tabii doğal olarak olmuyor. Windows'un yapamadığını unstoppable copier isimli program yapabiliyor. Cd'deki bütün sektörleri tek tek okuyor ve zarar görenleri tekrar oluşturmayı deniyor.
Programı nasıl kullanacağım?
Hasarlı cdyi cd/dvd yazıcınıza yerleştirip programı başlatın. Copy sekmesinde source yazan yere ait browse butonuna tıklayın ve cd yazıcınızı seçin. Programın okuduğu verileri nereye kaydedeceğiniz yer için target kısmını girin. Tamamı değil de sadece birkaç parçası hasar görmüş veriler için resume partital özelliğini etkinleştirin. Taramanın yüzeysel mi yoksa derinlemesine mi yapılacağını settings menüsünden ayarlayabilirsiniz. Hasar görmüş film dosyalarını kurtarmak için kaydırma çubuğunu best data recovery yönünde hareket ettirin. Sadece hasar görmemiş verileri sabit diskinize kopyalamak isterseniz, fastest recovery speed yönünde hareket ettirin ve auto skip damaged files kutucuğunu işaretleyin. Son olarak tekrar copy sekmesine dönüp start düğmesine tıklamanızla beraber, program hasarlı CD'yi otomatik olarak okumaya başlayacaktır.
www.roadkil.net
